bozukluk

n. being broken down, defect, failure, irregularity, deformity, disturbance, coin, small chance, chicken feed, decomposition, distortion, faultiness, foulness, hilliness, putrescence, rupture, taint, unsoundness, upset
* * *
1. anomaly 2. breakdown 3. devastation 4. disorder 5. disturbance 6. foulness 7. malfunction 8. defect (n.) 9. disorder (n.)

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • bozukluk — is., ğu 1) Bozuk olma durumu 2) Bozuk para Birleşik Sözler ağzı bozukluk başıbozukluk delibozukluk beslenme bozukluğu davranış bozukluğu doku bozukluğu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağzı bozukluk — is., ğu Ağzı bozuk olma durumu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HALEL — Bozukluk. Eksiklik. * Başkası tarafından verilen zarar. * İki şeyin aralığı. Boşluk. Açıklık …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MEFSEDET — Bozukluk, fenâlık, fesatçılık. Münâfıklık …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • SAKAMET — Bozukluk, ziyan, noksan, zarar, eksiklik. * Keyifsizlik. * Dert …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • afet — is., Ar. āfet 1) Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım O yıl su baskınları bir afet gibiydi. 2) Kıran 3) sf., mec. Çok kötü Şöhret gibi servetin de afet olduğunu yeni anlıyordum. R. N. Güntekin 4) mec. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • agnozi — is., ruh b., Fr. agnosie Duyularda herhangi bir bozukluk olmamasına rağmen sinir sisteminin belirli bir yerindeki doku bozukluğundan ileri gelen algı kaybı veya yokluğu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bozuk para — is. Ufak birimlere ayrılmış para, ufaklık, bozuk, bozukluk Hesap istedi. Bozuk paralarını sayıp borcunu ödedi. N. Cumalı Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller bozuk para gibi harcamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bunalım — is. 1) Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz 2) Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz Bunalım anlarında insanın yüreğini, en ürkütücü olasılıklar yoklamaz mı? A. İlhan 3) ruh b. Uyaranlara karşı… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • defo — is., Fr. défaut Kusur, özür, bozukluk …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • doku bozukluğu — is., tıp Yara, darbe, iltihap, ur vb. sebeplerle bir organda ortaya çıkan bozukluk, yıpranma, lezyon …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.